ALIŞVERİŞ SEPETİ 0
Sepeti Boşalt

Sıradaki Mutlu Müşterimiz Siz Olun

  • Fidan Sepetim Resim - 1

Üzüm Fidanları

  • Fidan Sepetim Resim - 1
  • Fidan Sepetim Resim - 1
  • Fidan Sepetim Resim - 2
  • Fidan Sepetim Resim - 3
  • Fidan Sepetim Resim - 1
  • Fidan Sepetim Resim - 1

Sıkça Sorulan Sorular

Saksıda narenciye çeşitleri nasıl yetiştirilir?

Bahçeye sahip olmayan hobi bahçesi meraklıları kapalı cam balkon, ofis ve teras gibi alanlarda limon, portakal, kumkuat..vb gibi narenciye çeşitleri yetiştirmek isteyenler için önemli ayrıntılar aşağıdaki gibidir;

  • Kapalı alanda limon, kumkuat ..vb çeşitleri yetiştirmek için alanın mutlak suretle güneş görmesi şarttır.
  • Kış aylarında rüzgar ve soğuk almayan bir noktaya yerleştiriniz. Bu alanın soba veya doğalgaz ile ısıtılmaması gerekmektedir. Aksi taktirde ortamdaki nem eksikliğinden dolayı bitki form kaybeder.
  • Yaz ayları ve sıcak günlerde sulama periyodiği haftada 1-2 iken bu periyodik kış aylarında 10 güne çıkmaktadır. Aşırı ve sık sulama (2 günde 1 gibi) bitkide yaprakların sararmasına,yaprakların dökülmesine ve bitkinin ölümüne kadar gidebilecek kötü sonuçlar doğurur.

Tüplü ve açık köklü fidanların özellikleri nelerdir?

Tüplü fidan ne demektir?
Fidanların aşı yerleri toprak üzerinde kalacak şekilde tüplere dikilmiş halidir. Yılın 12 ayı bahçenize dikmeye uygundur. Kış aylarında dikilebileceği gibi sıcak yaz günlerinde bile dikime uygundur. Fidanlar tüplü olduğundan herhangi bir şekilde tutmama/kuruma gibi durumlara maruz kalmaz. Kökleri gelişmiş ve meyve verimine hazırdır.

Açık köklü fidan ne demektir?
Açık köklü fidanlar Aralık-Nisan ayları arasında köklü olarak satışa sunulur. Üretim tesislerinden satış reyonuna gelen fidanlar aşı yerleri dışarıda kalacak şekilde toprağa gömülü vaziyette muhafaza edilir. Bu durum uykuda (bünyesindeki su yürüyüşünün durması) olan ürünün kurumaması için yapılmaktadır. Bu sayede açık köklü halde aldığınız ürün nisan-mayıs aylarından itibaren (iklim şartlarına göre değişir) sürgün vermeye ve gelişmeye başlar. Tutmama oranı azda olsa mevcuttur.

Evde Limon Ağacı Nasıl Yetiştirilir?

Limon ağacı, her mevsim ışığa ihtiyaç duyar. Kış aylarında, havalar soğuk olduğunda evin içinde güneye bakan bir pencere önüne yerleştirilmelidir. Yeteri kadar ışık almadığı düşünülürse floresan ışığı ile desteklenmelidir. Yaz aylarında ise açık havada olmalıdır. Açık havada olan fidanlar daha dayanıklı olur ve bol meyve tutar. Evde açık alan olarak balkon veya terasa yerleştirilebilir. Fidanı ilk defa dışarı koyulduğunda öncelikle 1-2 hafta kadar yarı gölge bir yere yerleştirilmelidir. Daha sonra hava yeteri kadar ısındığında ve fidan dış ortama alıştığında bol güneş alan bir yere yerleştirilmelidir.
Limon ağacı evde saksıda yetişebileceği için saksı gerektiği kadar büyük olmalıdır. Minimum 17’lik saksıda yetiştirilmelidir. Ancak imkan varsa 22’lik ve 28’lik saksılar limon ağacı için oldukça uygundur. Saksının içine koyulacak toprak ise besin değeri yüksek bir toprak olmalıdır. Toprağın pH derecesi 6-6.5 civarında olmalıdır. Toprak çeşidi olarak bir örnek verilecek olursa torf, limon ağacı için oldukça iyi bir toprak çeşididir. Ayrıca toprağın gübrelenmesi gerekir. Sıvı gübreler limon ağacı için kullanılabilir. Gübrelemeye ilkbahar başlangıcından yaz sonuna kadar devam edilmelidir.
Limon ağacının sulanması oldukça önemlidir. Ancak çok fazla suya da maruz kalmamalıdır. Sulama yaparken öncelikle toprak yüzeyinin hafifçe kuruması beklenir. Daha sonra drenaj deliklerinden su gelene kadar sulanmalıdır. Limon ağacı, ilkbahar ve yaz aylarında düzenli olarak su ister. Kış aylarında ise daha az su verilmelidir.
Limon ağacı, yaz aylarında sıcak ister. Kış aylarında ise bulunduğu ortamın sıcaklığı en az 10 derece olmalıdır. Oda sıcaklığında da yaşamına devam eder. Ancak biraz serinlik limon ağacı için iyi olur. Kalorifer, soba gibi ısı kaynaklarına çok yakın olmamalıdır.
Limon ağacının dalları ilkbaharda hafifçe budanmalıdır. Budama sonucunda ağaç, meyveleri daha kolay bünyesinde tutabilir. Saksı değişimi ise birkaç yılda bir ilkbaharda yapılmalıdır.
Bahar aylarının başında, güneşin sıcaklığı hissedilmeye başlandığında ağaç, beyaz çiçekler vermeye başlar. Daha sonra ağustos sonundan ocak sonuna kadar meyve verir. Şubat ayında da budama yapılmalıdır. Budama sonrasında da ağaçta çiçeklenme olmadan toprak gübrelenmelidir.

LİMON FİDANLARIMIZI İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ>>

Bitki İlaçlarken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Bitki İlaçlarken Nelere Dikkat Edilmelidir? 

İlaçlama bahçelerdeki zararlı böcekler veya bitkilerin hastalığına karşı mücadele amaçlıdır. Bitkilerde ilaçlama yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli hususlar vardır.

İlaçlamanın yapıldığı zaman çok önemlidir. Çok rüzgarlı havalarda ilaçlama yapılmamalıdır. Aksi takdirde ilacın tam olarak bitkiye gittiğini kestiremezsiniz.

Hafif rüzgar varsa da ilaçlama yaparken rüzgarı arkanıza aldığınıza dikkat edin. Rüzgar karşıdan gelirse direkt olarak üzerinize gelebilir. Sabah erken veya akşam geç saatlerde hava sakinken ilaçlama yapılmalı ve yağmurlu havalarda yapılmamaya özen gösterilmelidir. Ayrıca kültür bitkilerinde ve meyve ağaçlarında da çiçeklenme döneminde ilaçlama yapılmaz.

Dikkat edilmesi gereken başka önemli bir nokta ise ilaçlama yaparken göz, ağız, burun ve ellerinizi koruyucu kıyafetler giymeniz gerekir.

Deriniz ile temasını önemlemeniz önemlidir bu yüzden koruyucu kıyafet giymelisiniz. Eğer koruyucu kıyafetiniz yoksa teması engellemek için eldiven, şapka, çizme, gözlük ve maske takmalısınız. Temas ettiği takdirde ise bol su ve sabun ile yıkayınız.

Hazırlığı yapılırken ise etiketindeki uygun doz miktarı kadar ilaç kullanmalısınız ve bulanık, kirli su kullanmamalısınız. Suda eritilen toz ilaçlar ise önceden başka bir kap içerisinde karıştırıldıktan sonra depoya koyulmalıdır. İlaçları hazırlarken ise çıplak eliniz veya kolunuz ile karıştırmayınız, temas etmesini engelleyiniz. İlaçlama anında ise bir tıkanıklık olursa ağzınız ile açmayınız.

İlaçlama yapıldıktan sonra ilaçların ambalajını açıkta bırakmamalısınız. Sokak hayvanları veya çocuklar ulaşırsa zehirlenebilir. Dere veya sulara da atmayınız. En doğru yolu gömmenizdir. İlaçlama yaptıktan sonra ambalajını toprağa gömünüz.

Bitkilere ilaçlama yapılmadan önce teşhisi doğru yapılmalıdır. Öncelikle bir hastalık yüzünden mi yoksa böcek yüzünden mi ilaçlama yapılacak ona karar verilmelidir. Şayet böcek ilaçları ile hastalık yüzünden olan ilaçlar farklıdır. Eğer hastalık şüpheniz varsa bitkinizden bir numune alıp Zirai Mücadele Müdürlüklerine veya Tarım İl Müdürlüklerine gidip teşhis koydurmalısınız. Uygun ilaca karar verdikten sonra uygun dozajda bahçenizi ilaçlamalısınız. Fakat bahçenizi ilaçlarken bölgesel olmamasına dikkat edin. Çünkü bölgesel ilaçlamanın hiçbir faydası olmaz. İlaçladığınız bölgeye diğer ilaçlanmamış alanlardan zararlılar gelebilir. Bahçenizin bütün alanını ilaçladığınızdan emin olunuz.

Saksı Nasıl Değiştirilir? Saksı Değiştirilirken Nelere Dikkat Edilir?

Saksı Nasıl Değiştirilir? Saksı Değiştirilirken Nelere Dikkat Edilir?

Zamanla saksı içerisindeki toprak çiçeğinizi yeterince beslemeyebilir, saksı çiçeğinize küçük gelmeye başlamış olabilir ya da daha renkli/daha güzel bir saksı görüp canınız onu kullanmak istemiş olabilir. Kısacası bitkilerin/çiçeklerin saksılarının zaman zaman değiştirilmesi gerekir.
 
Saksı değiştirirken çiçekleriniz çok kolay zarar görebilir, kökleri kırılabilir, yeni saksıya geçince siz nasıl olduğunu hiç anlamadan ölebilir. Bu talihsizlikleri yaşamamak için nasıl saksı değiştirildiğini ve saksı değiştirirken nelere dikkat etmeniz gerektiğini bilmelisiniz.
 

Saksı değişiminin inceliklerine maddeler halinde değinelim;

  • Öncelikle çok fazla keyfi saksı değişimleri yapmayın. Sonuçta riskli bir işlem. Ama ille de keyfi bir saksı değişimi yapacaksanız saksı değiştirme zamanınızı mümkün olduğunu kadar bitkinin saksı değiştirme zamanına yakın bir döneme denk getirmeye çalışın.
  • Saksınız değiştirmeniz gerektiyse ya da siz bu konuda son derece kararlıysanız saksı değişiminin genel kuralları vardır. Bu genel kuralı sakın unutmayın;
  • Yeni saksı, eski saksıdan 1-2 boy büyük olmalıdır.
  • Saksının boyutu önemlidir. Yeni saksının eski saksıdan daha büyük olmasına dikkat edin ki saksı değişiminiz faydalı olsun. Çok da büyük olmamasına dikkat edin ama; çünkü bitki köklerinin saksı toprağını tümüyle kaplayacak şekilde gelişmesi uzun vakit alır; bu da çok sağlıklı bir gelişim değildir.
  • Yeni saksınızı dinlendirilmiş veya kireçsiz suyun altında bir süre bekletmenizde fayda var. Buradaki amaç, saksının suyu tamamen emmesini sağlamak.
  • Şayet yeni toprak ile eski saksıyı kullanacaksanız – ki asla tavsiye edilmez – en azından saksının içi ve dışını iyice yıkadığınızdan emin olun.
''Yeni saksının su drenaj deliğinin açık olduğuna dikkat edin.''
 
Saksı değiştirme sırasında drenaj nasıl yapılır öğrenmeden saksınızı değiştirmeyin. Drenaj suyun doğal veya yapay yollarla uzaklaştırılmasına yönelik yapılan bir çalışmadır. Toprağın üretkenliğini artırmak için fazla olan suyun kontrollü olarak istenilen bölgeden dışarı atılması işlemidir. 
 
Neden Saksı Değiştirmeliyiz?

Saksı içerisindeki harç zamanla verimini kaybeder ve bitki büyüdükçe kökleri uzanarak daha fazla alan ihtiyacı hisseder. Salon bitkileri saksı içerisindeki besini alarak büyümeye ve gelişmeye devam ederler. Zamanla bu besinin azalması bitkinin gelişimini yavaşlatacaktır. Bu sebeple birçok saksı bitkisi için 2-3 senede bir olmak kaydıyla saksı ve toprak değişimi önerilmektedir. Doğru zamanda ve doğru şekilde yapılan saksı değişimi bitkinizin ömrünü uzatacaktır. Ancak bu esnada bitkinize zarar vermemek hayati önem taşır.

Saksı Değişimi Ne Zaman Yapılır?

Saksı değişimi için en uygun zaman genellikle ilkbahardır. Ancak bitkinizin türüne göre bu durum değişebilmektedir. Bitkinin uykudan çıkıp aktifleşmeye başladığı zaman saksı ve toprak değişimi için uygundur. Eğer bitkinizi yeni satın aldıysanız yerine alışması için ona 2 hafta vermeli ve daha sonra saksısını değiştirmelisiniz.

Bu bilgiler ve talimatlar ışığında 2-3 yılda bir bitkinizin gelişimine göre saksı değişimi yapabilirsiniz.

Gül budaması nasıl yapılır?

Gül budama nasıl yapılır?

Budanmamış gülün çiçekleri küçük ve kalitesiz çıkmaya başlar. Zarar gören, kurumuş, verimsiz dalların çıkartılması ve sağlam dalların çiçeklenmesi için bırakılması ile güller daha sağlıklı ve kuvvetli çiçeklenirler. Bitkinin içerisine daha fazla hava nüfuz eder. 

gül budama  Görsel: lowes.com
Gül neden budanır?

Güllerde budamanın dört ana nedeni vardır. 
1-Gençleştirme
2-Verimi Arttırma
3-Kaliteyi Arttırma
4-Form Verme (kaynak; www.ankara.bel.tr, Budama)

Gül ne zaman budanır?

Bahçenizdeki güller için en uygun budama zamanı, güllerin dinlenmeye bırakıldığı sonbahar sonu ile kış bitimi arasındaki zamandır. Bu dönemde gül bitkisinin yaprakları azalır, çiçeklenmesi durur ve budanmaya uygun olur.

Bahçe gülleri üç temel şekilde budanır. Bunlar sert, orta ve hafif olarak sınıflandırılabilir.

Sert Budama: Zayıf bitkileri hızlı ve kuvvetli geliştirmek için uygulanır. Bunun sonucunda az sayıda ancak kuvvetli ve gösterişli çiçekler oluşur. Fazla olan dallar çıkarılır ve bitki 1 5- 25 cm boyda üç dört sürgün kalacak şekilde budanır.

sert budama  Sert Budama (Görsel; agaclar.net)

Orta Budama: Bahçe gülü için uygun olan bir budama yöntemidir. Bitki üzerinde 5 -10 adet sürgün bırakılır ve bitkinin yerden yüksekliği 45– 60 cm olacak şekilde budanır. Sert budamaya nazaran sayıca daha çok ancak daha küçük çiçekler meydana gelir.

orta budama  Orta Budama (Görsel; agaclar.net)

Hafif budama: Genellikle kısa saplı güllerde uygulanır. Dikimden sonraki ilk yılda uygulanması tavsiye edilir. Tek yıllık sürgünler sadece uzunluğunun üçte biri kadar kesilir. 

gül budama
Gül budarken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar;
  1. Ölü ya da hasar gören hastalıklı, kuru sürgünler bitki üzerinde bırakılmamalıdır.
  2. Bitkinin orta kısmında daha fazla ışık ve hava girmesi için, ortada bulunan dallar çıkartılma ve açık bir vazo şekli oluşturarak hastalıkları önleme açısından önlem alınmalıdır. Yaşlı olan bir dalın ucunda en fazla iki adet tek yıllık sürgün bırakılarak budanmalıdır ve yaşlı kısım birleşme yerinden tırnak bırakılmadan kesilmelidir.
  3. Geri kalan sürgünlerden 2/3ü azaltılarak, birbirine gölge yapan, birbiriyle rekabet içinde olan dallardan biri alınmalıdır. Bırakılan dal ve sürgünlerin yönleri birbiriyle karşılaşmayacak doğrultuda olmasına özen gösterilmelidir. 
  4. Dışa bakan bir yaprak düğümünün hemen üstünde kesmeler yapılmalı, kışın soğuktan zarar gören dallar ise sağlıklı dokunun bulunduğu noktanın birkaç cm altından kesilmelidir.
  5. Kesilen tüm yaprakların ve sürgünlerin toprakta bırakılmayıp çöpe atılması gerekmektedir.